PLANLAMA BİLİMİ ve MEKÂNSAL PLANLAMANIN BİLİMSELLİĞİ

Planning Science and Scientificity of Spatial Planning

Prof. Dr. Erkan POLAT
K. Taylan DERİCİOĞLU

Zor olan yazmak değil, doğru kelimeleri bulup...

Hangi coğrafik ölçekte olursa olsun...

Bilimsel/akademik ve mesleki açıdan...

Disiplinler-ötesiliğini araştıran bir kişi hızlı bir şekilde kendine bir ‘ilk engel’ oluşturur...



GİRİŞ-II

Bilimsel/akademik ve mesleki açıdan yakın bir ilişki olduğu şüphesiz bir gerçektir. Michel Foucault'nun (1969; 1977) "Bilgi Arkeolojisi (The Archeology of Knowledge)" nde varsaydığı gibi, uzmanlaık alanlarındaki bireysel söylemler tek başlarına değil, söylemsel olmayan alanlarla (örn. kurumlar, siyasi olaylar ve uygulamalar gibi) bağlantılı olarak değerlendirilmelidir. Planlamanın akademik yönleri ve mesleki uygulamaları birbirinden ayrılamaz. Bu gerçeklik neden planlamanın bir bilim olarak görülüp görülmediği sorusunu ortaya çıkarıyor. Bir bilim oluşturmak, bilgi üretimini şeffaf ve anlaşılır kılmak, tekil durumlara değil genelleştirilebilir yansımalara odaklanarak belirli kuralları, yöntemleri ve standartları takip etmek anlamına gelir.

Bilimsel disiplin oluşturma sorunu ve sonuçları son 20 yılda farklı yazarlar tarafından ele alınmış (Hopkins, 2001; Pinson, 2004; Davoudi, 2015; Alterman, 2017) ve cevaplanması sürekli bir hal almıştır. Kentsel planlamanın farklı köklerine göre (örn. mimarlık, mühendislik bilimleri, sosyal ve ekonomik bilimler gibi) bilgi ve uygulama temsilcileri arasında tek tip bir planlama kavramı yoktur (Rodwin, 2000), çünkü çok farklı yollarla tanımlıdır (Wildavsky, 1973; Birch, 2001). Bu farklı kökenler ve geçişler, yaygın biçimde planlamanın bir disiplin olarak görünmesine neden olur (Alexander, 2016) ve planlama alanının kendisi planlamayı “disiplinsiz bir disiplin” olarak adlandırmaya teşvik eder (Pinson, 2004; Buanes ve Jentoft, 2009).

Ancak, bilimsel ortamlarda planlamanın bir disiplin olarak kabul edilip edilemeyeceğinin sürekli sorgulanması ve tartışılması; akademisyenlerin bu konuya ilişkin temel varsayımlarının ve umutlarının ötesinde, kendi meslek alanlarında ve dünyalarında planlamanın gerekçelendirilmesine yönelen düşünme biçimleriyle daha çok ilgilidir. Akademik çevrelerin, özellikle planlamanın varlığının gerekçelendirilmesi konusunda büyük endişeleri vardır. Bilimsel bir bakış açısına göre, bir disiplin oluşturmak bilimden veya bilimsel olmaktan daha az önemli görünmektedir. Çünkü esas olan ‘disiplin’ olmak değil, ‘bilim’ olmak ve ‘bilimsel’ olmaktır. Bir disiplin olarak öne çıkmak ve avantaj yakalamak; (mimarlık, inşaat mühendisliği gibi diğer komşu disiplinlerin aksine) plancıların yaptıklarının daha güçlü bir şekilde tanınmasında yatmaktadır. Bu başarıda pay sahibi olacak aktörler havuzu da planlamanın taleplerini temsil eden disiplin kuruluşları ve kurumlarından (fakülteler ve profesyonel çatı kuruluşlarından) finansman potalarına (disiplin mantığına aşina planlama uzmanlarına) kadar uzanan kesimleri içerecektir. Planlamanın bir disiplin oluşturup oluşturmadığı veya bilim alanı olup olmadığı sorusu, bilimsel statüsünün genel bir gerekçesine gider; bilim ile bilim dışı arasında, profesyonelleştirilmiş bilgi ile günlük bilgi arasında, akademik alan ile profesyonel alan arasında nasıl ayrım yapılabilir? Bilim felsefesindeki “sınır belirleme” problemi, bilim ile sahte bilim/bilim dışı (psuedo science) arasındaki ayrım sorununu ortaya çıkarır ve bilim felsefesinin temel sorularından birini temsil eder (Barker ve Kitcher, 2014). Parmenides'ten beri filozoflar bilgi (episteme) ve fikir (doxa) arasındaki ayrım sorusunu sorarlar (Laudan, 1983). Bu yaklaşım sadece kuramsal değil, pratik sonuçları da içerir (örn. siyasi kararlar için neyin güvenilir bir temel olarak görüldüğü veya planlama eğitiminde neyin öğretildiği) (Resnik, 2000; Park, 2016).

Bu noktada; artık geleneksel/klasik anlayışla mekâna, kente, kentsele, kentleşmeye, kentselliğe, kentçiliğe ve planlamaya doğrudan yenilikçi yaklaşan, disiplinin ve meslek alanının sorunlarını daha iyi anlamaya ve okumaya yarayan, gerektiğinde uzaklaşarak (zoom out), gerektiğinde yakınlaşarak (zoom in) bakan yeni bir anlayışa gereksinim vardır. 'Planlama-ötesilik (trans-planning)' olarak adlandıran böylesine bir anlayış çerçevesinde, planlama-ötesi olana doğru yaklaşmanın anahtarı; önce disiplinin sınırlarını doğru çizmek, daha sonra da meslek alanının sınırlarını netleştirmektir. Bu kapsamda, 'disiplinler-ötesilik (trans-disciplinary)' acil bir müdahale için öncül görülebilir.

Bilimsel araştırmalarda disiplin sınırlarını aşma ihtiyacı, en az otuz yıl öncesine dayanır. 20. yüzyılın başında; belki de kuruluşundan bu yana, kentsel planlama çok-disiplinli olmayı talep etmektedir. Söz konusu talep özellikle disiplin sınırlarını aşmakla ilgilidir. Bununla birlikte; disiplinler-arasılık, kent planlamasını bir disiplin olarak zayıflatabilmektedir. Çünkü bu durumda planlama hem sosyal hem de mühendislik bilimlerinde edinilen bilgilerin sorgulanmaksızın ödünç alınmasıyla (veya transfer edilmesiyle) oluşturulmuş yeni bir bilgi alanı konumuna düşebilmektedir. Bunun sonucunda, kentsel planlama bir envanter oluşturmayı ve kendi kuramsal ve pratik varlıklarını inşa etmeyi unutabilmektedir. Bir disiplinin ancak kendi kimliğini kazanmasıyla verimli bir disiplinler-ötesilik katkısı sağlayabileceği gerçeği asla göz ardı edilmemelidir.

Disiplinler-ötesilik her ne kadar moda bir kavram gibi görülse bile, kökeni bağlamında ne kastedildiği ve yaklaşık son yirmi yılda nasıl geliştiği ortadadır. Yine de hâlâ muğlak, sınırları netleşmeyen, korkutan ve aşağıdaki sorularla birlikte yürüyen bir kavramdır:

  • Disiplinler-ötesi kavramı daha tanıdık gelen disiplinler-arası ve çok-disiplinlilik kavramlarından hangi açılardan farklıdır?
  • Disiplinler-ötesi katkılar, hangi bakımdan disiplinler-arası ve çok-disiplinli katkılardan farklıdır?
  • Disiplinler-ötesilik sıklıkla uygulanmakta mıdır? Eğer öyleyse, uygulamalar kim tarafından gerçekleştirilmektedir?
  • Disiplinler-ötesilik hangi sorun türleri için hangi gerek(çe)lerle kullanılabilir?
  • Disipliner ve bilimsel alan araştırmalarında ve mesleki uygulamalarda disiplinler-ötesilik nasıl faaliyete geçiril(ebil)ir?


Yukarıdaki sorulara yanıt arayışlarının, planlamaya ilişkin tartışmaların gündemini uzun bir süre daha meşgul edeceği gayet açıktır.



Zor olan yazmak değil, doğru kelimeleri bulup...

Hangi coğrafik ölçekte olursa olsun...

Bilimsel/akademik ve mesleki açıdan...

Disiplinler-ötesiliğini araştıran bir kişi hızlı bir şekilde kendine bir ‘ilk engel’ oluşturur...