PLANLAMA BİLİMİ ve MEKÂNSAL PLANLAMANIN BİLİMSELLİĞİ

Planning Science and Scientificity of Spatial Planning

Prof. Dr. Erkan POLAT
K. Taylan DERİCİOĞLU

Zor olan yazmak değil, doğru kelimeleri bulup...

Hangi coğrafik ölçekte olursa olsun...

Bilimsel/akademik ve mesleki açıdan...

Planlama benzersizdir ve benzersizliği tek ve dar bir anlamda tanımlanamamasından...

Planlama süreçlerinde kuram ve pratik (theory and practise); yani bilginin öğrenilmesi ve uygulamaya geçirilmesi arasında karşılıklı besleme ve deneyim edinme süreçleri, etkin bir...

2.1. PLANLAMA VE KARMAŞIKLIK

Planlama süreçlerinde kuram ve pratik (theory and practise); yani bilginin öğrenilmesi ve uygulamaya geçirilmesi arasında karşılıklı besleme ve deneyim edinme süreçleri, etkin bir biçimde çalışmamaktadır. Plancı kişilerin ve planlayan kurumların kuramsal bilgi düzeyi ile kendi dış dünyalarını ve çevrelerini oluşturan 'karmaşık gerçekler (complex reality)' yumağına yönelik etkinlikleri arasında sağlıklı ilintilerin ve sağlam köprülerin kurulmasında gösterdikleri başarı düzeyi, bilimsel ortamlarca bekleneni vermekten oldukça uzak kalmaktadır.

Planlama kuramcılarınca (theoreticians veya planolog) ve planlama uygulayıcılarınca (practitioners) ortaya konulan katkılar; olgunun özünü ve bütününü yakalayamadığı sürece, parçacıl ve marjinal kalmaktadır. Planlama bilimince, planlama yaklaşımlarına ve planlama uygulamalarına tabi tutulacak karmaşık çevreye ilişkin yeni açıklamalar getirilmeye ve yeni eylemler gerçekleştirilmeye çalışılırken; çoğu kez, karmaşıklığın (complexity) karışıklığa (complication) dönüştürülmesine katkıda bulunulmaktadır. Ortaya sürekli yeni kavramlar ve terimler atılırken; hatırı sayılır yanılgılara da düşülmekte ve yeni hatalar yapılarak; istenmeden de olsa, çözümlenmesi gereken yeni 'karışıklıklar (confusion)' yaratılmaktadır. Dolayısıyla; karmaşık sistemlerle uğraşması gereken planlama biliminde, karışıklığın devam etmekte ve hatta giderek artmakta olduğu göze çarpmaktadır.

Planlamada kentleri karmaşık sistemler olarak tasvir etmek için çok çeşitli kuramalar ve yaklaşımlar kullanılmaktadır (Portugali vd., 2012; Read, 2012). Karmaşıklık; kozmos ve kaos veya düzen ve düzensizlik arasında, Kauffman'ın (1993) tanımlaması ile "kaosun kenarında"dır. Bir sistem doğrusal değil ise; yani dinamik ise, sistemde meydana gelen küçük bir değişiklik çok büyük değişikliklere ve yeni durumlara sebep olabilmektedir. 'Kelebek etkisi' yaratan bu küçük değişikliğin tersine, bazı büyük değişikliklerin önemli etki yaratmadıkları da zaman zaman gözlenmektedir. Dinamik sistemlerde de benzer beklenmedik yeni durumlar oluşmaktadır. Bu nitelikteki sistemler kaos durumundadır.

Planlama bilimi de ele alınan konunun özüne (soyut) inmekte, bütününü (kapsam) algılamakta ve dinamiğini (süreç) görmekte yetersizlikler yaşadığı için hem olgu ile hem de olgunun içinde bulunduğu karmaşık (somut) çevre ile ilişkiye girmekte zorluk çekmekte ve gerekli bilgileri elde etmekte yeterli başarıyı gösterememektedir. Dolayısıyla, planlama ve mekân planlama çalışmalarında beklenenin ve arzu edilenin aksine; temel bir model yaratılamamakta ve hipotez ortaya konulamamakta, gözlem ve sınama yapılamamakta, dolayısıyla da kuram ve kural oluşturulamamaktadır.

Kentsel sistemlere bağımlı olunan bir dünyada bugün kentler geleneksel tekniklerle yönetilemez hale gelmiştir. Bunun nedeni, kentlerin ve bölgelerin doğasında var olan karmaşıklıktır ve karmaşık sistemlere en iyi örnekler de bu yüzden kentlerdir (Portugali vd., 2012) (Şekil 3). Karmaşıklık terimi, iç içe geçmiş anlamında Latince "pleksus"'tan (sinir ağları) gelir. Karmaşık bir sistemde elemanların birbirinden ayrılması zordur. Elemanlar birbirine bağlı ve bağımlı olduğundan, gelecekleri sadece başlangıç ve sınır koşullarına değil, ayrıca zaman ve mekânda gerçekleşen, yeni bilgiler üreten etkileşimlere de bağlıdır (Gershenson, 2013a). Farklı etkileşimler tarafından oluşturulan bu bilgiler, öngörülebilirliğe sınır oluşturan türdendir. Geleneksel masif teknikler (optimizasyon gibi) temelde öngörülebilirliğe dayandığından, kentsel ve bölgesel sistemlerin artan karmaşıklığı ile başa çıkamazlar. Etkileşimler ve bağımlılıklar arttığı için de karmaşıklık giderek artar. Ancak, daha bağlantılı bir sistemin avantajları daha fazla da olabilir; çünkü bilgi, enerji ve madde daha hızlı yayılabilir ve değişikliklere daha hızlı yanıt verebilir (Khanna, 2016).

Şekil 3: Bir Kentin İşlevsel Sistemleri
(Miguel ve Güell, 2017’den uyarlama)

Bununla birlikte, ilişkisel bağlantılılığın artmasının dezavantajları da vardır: Birbirini etkileyen birçok bileşene sahip olmak, bir sistemin kırılganlık potansiyelini artırabilir (Taleb, 2012; Helbing, 2015). Kentsel sistemlerin karmaşık doğası göz önüne alındığında sürekli olarak değiştiği görülecektir (Batty, 2005). Kentteki sorunlar da sürekli değişmektedir ve hiç de durağan değildir (Gershenson, 2007). Dahası; kentlerin karmaşıklığı ve sürekli değişiklikler göstermesi, onları hibrit karmaşık sistemler haline getirmektedir (Portugali, 2011; 2016). Başka bir deyişle, kentler siber-fiziksel ve siber-sosyal sistemler olarak görülebilir (Gershenson, 2020). Kentlerin bu özelliği, kentsel sorunlara optimize edilmiş çözümler bulmaya çalışmanın da verimsiz veya yetersiz olacağı anlamına da gelmektedir. Çünkü; optimizasyona dayalı çözümler sadece doğrusal ortamda tanımlanmış tekil sorunlara yönelik olarak üretilebilmektedir, dinamik ortamda tanımlanmış birçok sorunun aynı anda çözümlenmesi ise bu yöntemle mümkün değildir. Geleneksel bilgi ve teknikler kentsel sistemlerin karmaşıklığı ve dinamikleriyle başa çıkamazsa; uyumlanma yapılması, kentsel sistemlerin davranışlarını mevcut durumlara göre değiştirebilmeleri için gereklidir (Gershenson, 2013b; Rauws ve De Roo, 2016).

Planlama "bütünün parçalarının toplamından daha fazla bir şey" olduğuna göre, daha geniş içgörü sağlayabilmek için kantitatiften kalitatife (nicelden nitele) geçmek gereklidir. Çünkü; planlamada sorunların ölçülmesi artık aşılmış olup, ilişkileri daha iyi anlayabilmek için bir desen, harita veya strateji oluşturmanın gereği ortaya çıkmıştır. Heraklitus'un dediği gibi "her şey aktığı" için, planlamanın karmaşıklığı 'yapı' dan ziyade 'süreçler' i doğru anlamakla mümkün olacak gibi görünmektedir. Kenti ve kentseli, planı ve planlamayı anlamak için, tüm sorunların veya fenomenlerin sistemik bir bakış açısıyla ele alınması zorunludur.

Zor olan yazmak değil, doğru kelimeleri bulup...

Hangi coğrafik ölçekte olursa olsun...

Bilimsel/akademik ve mesleki açıdan...

Planlama benzersizdir ve benzersizliği tek ve dar bir anlamda tanımlanamamasından...

Planlama süreçlerinde kuram ve pratik (theory and practise); yani bilginin öğrenilmesi ve uygulamaya geçirilmesi arasında karşılıklı besleme ve deneyim edinme süreçleri, etkin bir...