Modern kentsel planlama, genelde 19. yüzyılın...
Planlamanın bilimsel alandaki disiplin sınırlarını...
Bugün devamlı büyüyen bir uzmanlık sürecinin...
Planlama benzersizdir ve benzersizliği tek ve dar bir anlamda tanımlanamamasından...
Planlama süreçlerinde kuram ve pratik (theory and practise); yani bilginin öğrenilmesi ve uygulamaya geçirilmesi arasında karşılıklı besleme ve deneyim edinme süreçleri, etkin bir...
"Hatırlayabildiğim kadarıyla insanlar planlama kuramı ve planlama pratiği arasındaki boşanmadan yakınıyordu."
(Alexander, 1997: 3)
Planlama benzersizdir ve benzersizliği tek ve dar bir anlamda tanımlanamamasından kaynaklanmaktadır. Kentsel ve bölgesel plancların tek bir kategoriye sığdırılabilecek birer varlık olmaması ve planlamanın gerçekte ne olduğu konusunda tam olarak uzlaşamamaları da planlamayı birbirinden çok farklı, hatta birbiriyle çelişiyor gibi gösterir. Profesyonel faaliyeti tanımlamak için Aristoteles'in "praksis"1 kavramı ile yaklaşıldığında, bir 'praksis olarak planlama pratiği' nin sadece teknik değil; bilgi, bilinç ve muhakeme içeren pratik bir faaliyet olduğu görülecektir (Beauregard, 1980; Forester, 1984).
Kentsel ve bölgesel planlama faaliyetlerinin ve etkilerinin temel alanı; alan, arazi ve doğal ortamların mekânsal anlayışlar doğrultusunda değerlendirilmesi, kullanılması, korunması, geliştirilmesi veya organize edilmesi biçimiyle ilgilidir (Hall, 1992). Planlamanın temel işi, belirli mekânsal düzenlemelerin sosyal, ekonomik ve çevresel yönleriyle ele alınarak planlarının yapılmasına ve uygulanmasına ilişkin bilinçli kararlar alma-verme süreci olarak tanımlanır (Hall, 1992). Karar alma-verme olarak tanımlanan planlama işlerinde ve süreçlerinde, çoklu aktörler ve çoklu etkiler nedeniyle, planlama kuramının planlamanın sonuçları üzerindeki gerçek etkisini anlamak oldukça güçtür.
Allmendinger ve Tewdwr-Jones (1997), planlama ve plancların kuram-pratik boşluğundan yararlanan sürekli bir "güç oyunu" na dahil olduklarını söylerken, Harris (1997) kuram-pratik boşluğunun kuramcılar açısından faydalı olduğundan bahsetmektedir. Alexander (1997) oluşan "kuram-pratik boşluğu" nun kapatılamaz olduğunu iddia ederken; bu boşluğun esasında, kuramların uygulanabilirlik açısından detaylandır(a)mayan kuramcılar tarafından üretildiğini ileri sürmektedir (Alexander, 2010). Öte yandan oluşan "boşluğun köprülenebileceği" nden umutlu olanlar ise (Harris, 1997: 800), "son birkaç on yıl boyunca planlama kuramının pratik ile daha yakın bir ilişkiye doğru kaydığı" nı (Watson, 2008: 224) gözlemlediklerini belirtmektedir.
Her ne açıdan ve nereden bakılırsa bakılsın, planlamanın ne olduğu konusu çok daha rahat ayırt edilir bir pratiktir. O halde pratik nedir? Çok basit bir yanıtı olmayan bu soru, tartışma konusuna ve kapsamına göre de çeşitlilik gösterir. Geniş kapsamlı ve karmaşık bir alanda tekil veya basit bir tanımlama yapılamazsa da bu alandaki pratiklerin hiyerarşilerinin veya sistemik ilişkilerinin varlığı baştan kabul edilir. Gerçek hayatta bazı pratikler çok güçlü ve özgün yönleriyle kolayca diğerlerinden ayrışır: Sporculuk, aşçılık, eczacılık veya el ustalığı gibi. Her bir tanımlanabilir pratik aynı zamanda kendine özgü bir "kurucu kurallar (constitutive rules)" dizinine sahiptir (Swidler, 2001: 81-83).
Başka bir açıdan bakıldığında, pratik terimini iki temel kavramla tanımlamak mümkündür; bunlar, pratikleri davranışsal düzenlilik olarak gören "tanımlayıcılık" ve "normatiflik" tir (Rouse, 2001: 183-189). Normatif eğilimde, "aktörlerin eylemleri eğer doğrudan veya dolaylı olarak pratiğin normlarına yanıt veriyorsa, bir pratiği paylaşırlar" (Rouse, 2001: 189). Bu durumda, pratikler "insanların amaçlarının yerine getirilmesi için öğrendikleri en iyi yollar, örüntüler ve düzenlemeler" olmaktadır (Turner, 2001: 130). Buradaki ortak amaçlar, özgün 'epistemik pratikler' için önemli bir faktör olarak da tartışılabilir.
Anlamın kurumsallaşması ve "teleo-effective2 yapılar" bakımından ele alındığında, pratikler bilgi-temelli olarak ortaya konulur (Schatzki, 2001: 48-53). Burada "teleo-effective" olan yapı, normatifleşmiş duygular ve hatta ruh durumları ile değişik derecelerde çeşitlenen bir dizi normatifleştirilmiş ve hiyerarşik olarak sıralanmış çıktılar, projeler ve görevlerdir. Bir uygulamanın pratisyenleri; genellikle, uygulamanın "teleo-effective" yapısında yer alan çıktı-proje-görev kombinasyonlarını uygularlar. Bilgi-temelli pratikler biçimlenmelerini toplumsal açıdan tanımlarlar ve toplumsal öğrenmeye de referans verirler (Barnes, 2001).
Artık bu noktada "epistemik pratik" tartışılmaya başlanır (Knorr-Cetina, 2001: 175). Epistemik pratikler de uzmanlaşmış bilgi (birikim) ve uzmanlık becerisi (yetenek) gerektirir; dolayısıyla "bilimsel açıdan-tanımlı nesneler" le tariflenir (Knorr-Cetina, 2001: 175-178). Hatta bu bakımdan 'bilgi pratikleri' olarak da anlamlandırılabilir.
Gelinen aşamada soru yeniden gündeme gelebilir: Planlama tanımlanabilir bir pratik midir? veya planlama bilgi-temelli bir 'epistemik' pratik midir?
Yukarıdaki tartışmalar aslında bize kesin bir yanıt verir: Hayır! Planlama Schatzki'nin (2001: 57-59) tanımladığı gibi "genel, tanımlayıcı ve sağduyusal bir pratik" olabilir; yani pişirme eyleminin aşçıların yaptığı bir şey olduğu gibi, planlama da plancıların yaptığı bir şeydir.
Planlama sadece 'epistemik bir pratik' olarak da var olamaz, çünkü tanımlanabilir 'epistemik nesneler' le sınırlı veya ilişkili değildir. Planlamada bilgi, eylem, karar, gelecek, akılcı seçme gibi birçok farklı alan için kullanılan farklı nesneler vardır. Bilimsel bilgi-temelli planlama pratikleri de vardır ve bunlar kendi özgün epistemik nesnelerini tanımlarlar: örneğin mekânsal, bölgesel, çevresel, toplumsal, stratejik veya e-planlama.
Pratikle ilgili kavramlarla planlamayı yan yana koymak sadece sezgisel bir sonuç yaratır. Doğrudan tanımlı ve teşhis edilebilir bir pratik veya uygulama bağlamında ele alınabilecek hiçbir planlama yoktur; ancak farklı ve değişik planlama pratiklerinin bir seti olarak planlama tanımlanabilir.
Tekeli'ye (1980) göre, pratik planlamanın esas varlık nedenidir: "Uygulanmayan planların veya planlamayı uygulama dışında tutmanın toplumsal işlevlerinden söz edebiliriz, ama bu savlar kaçınılmaz olarak özel durumlara ilişkin olacaktır. Bunlar, planlamanın esas yöneliminin uygulama olması gerçeğini ortadan kaldırmazlar." Planlama kuramları açısından bakıldığında, pratik sürekli olarak ikincil bir yerdedir. Bir uygulama kuramının bulunmayışı, bu durumun hem bir sonucu hem de bir nedenidir (Tekeli, 1980).
Bu noktada sorular yeniden çeşitlenmek zorunda kalır: Bir planın uygulanması ne demektir? Bir plan hangi çevre koşullarında uygulanır veya hangi koşullarda uygulanmaz? Eğer çevre koşulları biliniyorsa, bu koşullarda uygulanacak planın nitelikleri nasıl saptanır?
Tanımlanabilir veya kuramsallaştırılabilir bir 'planlama pratiği', soyutlamanın ve genellemenin en üst seviyesinde vardır. Bu anlamda planlama, müdahaleler sırasında oluşan eylemler üreten "organize bir aktivite bağlantı noktasıdır (nexus)" (Schatzki, 2001: 46, 48). Dolayısıyla, planlama kuramı bir pratik kuram olarak varsayılısa bile (De Neufville, 1983; Harrison, 2014), böylesine bir planlama pratiğinin kuramları da aynı soyutlama düzeyinde olacaktır. Bu tür kuramlarda planlama; doğrudan pratikle veya eylemle ilişkilendirilerek, kamusal alanda deneyimlenebilir. Soyutlama seviyesinde üretilen bazı kuramlar veya paradigmalar uygulamadan hareket ettikleri için planlama anlayışını daha da ileri taşıyacaktır; ancak normatif veya epistemik pratikte kuramın geçerliliği veya kullanışlılığı hâlâ sorgulanabilir olacaktır.
Başka bir açıdan bakıldığında ise, planlama özgün bilgi-temelli pratiklere dâhildir ve nesnesi veya çıktısı bir "epistemik nesne"dir (Knorr-Cetina, 2001: 187). Bilgi-temelli planlama pratikleri bu nedenle planlama kuramlarının, yaklaşımlarının veya metodolojilerinin asal konusu olabilmektedir.
Peki, bazı özel planlama pratikleri nasıl tanımlanabilir veya anlamlandırılabilir? Bunun gerçekleştirilmesinde olası kavramlardan yola çıkmak; özellikle bölgesel planlama, çevresel planlama veya "ası planlama" da (insurgent planning) karşılaşıldığı gibi, önemli sınırlamalar yaratabilir (Alexander, 2011; Sweet, 2011; Sweet ve Chakars, 2010). 'Özgün bir planlama pratiği' nin varlığı sorgulanabilir; çünkü sadece bazı akademik normatif yaklaşımlar veya kuramsal inşalar, bu tür bir sorgulamanın ürünü değildir. Planlama pratiğini aşağıdaki kaynaklara odaklanarak sorgulamak mümkündür:
Bu çerçevede, planlama türlerini kuramsal sınıflamadaki durumları ve etkileri açısından aşağıdaki özelliklerine göre ele almak gerekebilir (Dericioğlu, 2020):
1 Praksis, kelime anlamıyla uygulama, aksiyon, pratiğin önemi gibi anlamlara gelmekte olan felsefi ifadedir. Amaç, sonuca ulaşmaya yöneliktir ve bu bedensel ve ruhsal çabanın ürünüdür.
2 Teleo kelimesi “amaç, erek” olarak Türkçe’de kullanılmaktadır. Genelde teleoloji de amaçbilim olarak kullanılmaktadır. Teleo-effective terimini “amaç-etkili” anlamında kullanmak mümkündür.
Modern kentsel planlama, genelde 19. yüzyılın...
Planlamanın bilimsel alandaki disiplin sınırlarını...
Bugün devamlı büyüyen bir uzmanlık sürecinin...
Planlama benzersizdir ve benzersizliği tek ve dar bir anlamda tanımlanamamasından...
Planlama süreçlerinde kuram ve pratik (theory and practise); yani bilginin öğrenilmesi ve uygulamaya geçirilmesi arasında karşılıklı besleme ve deneyim edinme süreçleri, etkin bir...